Elif Şafak´la yeni kitabı ´Şemspare´yi konuştuk. Şafak, yeni bir romana başlamanın sancıları içinde sorularımızı yanıtladı. ´Bence bir Türk yazarın hiç ama hiç politikayla ilgilenmemek...Devamı >>
Elif Şafak´ın mart başında çıkan yeni romanı "Aşk" kısa sürede en çok okunanlar arasındaki yerini aldı. Şafak önceki romanlarında olduğu gibi yine toplumsal kuralların, geleneklerin, gö...Devamı >>
Ziyaretçi Defteri
- nesli (19.06.2009)
AŞK ÇOK GÜZEL BİR KİTAP.OKUDUKÇA OKUYASIM GELDİ AMA BİTMESİ AYRI BİR HÜZÜNDÜ.ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM
- naz (19.06.2009)
Kitabınız çok güzel.İnanın sabah işe geleceğimi bile bile gece geç saatlere kadar okudum.Ve çok etkilendim .Sizi tebrik ederim elinize yüreğinize sağlık...En kısa zamanda diğer kitaplarınızı da alıp okuycağımdan emin olabilrisiniz.Aşk kitabınız kesinlikle başucu kitabım olarak tekrar tekrar okunmak üzere hep başucumda duracak.Kucak dolusu sevgiler....
- iranon (19.06.2009)
Tam da herşey yüzeyselleşmeye, kolaylaşmaya başlamıştı. Tam da günlük hayatın iktidar mücadelesine katılabilmek, etrafımdaki şişik egolarla başa çıkabilmek için kendimi biraz eğitmeye karar vermiştim. bu dünyaya uyum sağlayabilmek için onlar gibi olmak gerekiyordu. Büyük bir hırs ve öfkeyle zavallı kendimi parçalamak yoketmek ve yerine salt ego ve kompleksten oluşan yeni bir ben yaratmak. Dünyamızda önemli olan güçlü olmak değil "güçlü görünmek" değil midir? Sonuçta en güçlü görünenlerimiz aslında derinlerde en kırık dökük olanlarımız değilmidir? Hayat - özellikle iş hayatı - çok basit mantıkla ilerliyor aslında; sen benim saçımı çektin, ben de senin topunu patlattım. Bu düşünceler kafamda yankılanırken,içim her geçen gün daha fazla nefretle dolarken ve ben işte böyle hastalıklı bir değişim sürecine hazırlanırken AŞK adlı kitabınız elime geçti. Ben kitabınızı okurken aslında tam olarak olduğum halimle ne kadar güçlü olduğumu ve doğru yolda ilerlersem daha da güçlü olabileceğimi anlamaya başladım. Aslında bir bakıma hayatımı kurtardınız diyebilirim. Çok çok sevgiler...
- Sema Günay (19.06.2009)
Sevgili Elif Şafak, herşeyden önce insanların kalbine sevgiyi işleme fikrniz ve yönteminiz için size teşekkür ederim. Aşk´ı edebi olarak işleyişiniz ve akıcılığınız bir harika, fakat, şuan sayfa 156 dayım birkaç kendimce yanlışlıklar gördüm belki de kendi bilmeyişimdendir ama yine de size söylemek istedim Şemsin eylül 1243 tarihinde Bağdattan at ile ayrılması ( bağdat ile konya arasında yürüme mesafesi bile yaklaşık bir yıl sürmemeli ki at ile gidişte süren süre birkaç gün en fazla 10 gün sürmesi gereklidir) 156 sayfada Çöl gülünün halasına giderken yolda haydutların arabayı basmaalrı ( burada geçen sosisler ) 1244 yılında sosis varmıydı google da araştırma yaptım ama göremedim ( söylediğim gibi bilmeme durumumumda beni aydınlatırsanız çok sevinirim) bir de Şemsin dergahdan ayrılış sahnesi biraz holywood tarzı gibi geldi nedense... İki dönem arasındaki bağlantıyı kurmanız, Tasvirleriniz ve dönemler ne kadar farklı da olsa insanın aynı insan olduğunu bizlere göstermeniz Mesneviyi insanlara hatırlatma ve içlerini ısıtmanız için Çok Teşekkür ederim...
Sevgilerimle,
Sema GÜNAY
- hülya öztürk (19.06.2009)
gerçekten de aşk bugün var yarın yok cici bir histen ibaret değildir. çok daha güçlüdür! umarım gerçek aşk rumi ve şems döneminde kalmamıştır bugün de yaşayan ve yaşatanlar vardır... AŞK´ı bukadar güzel anlattığınız için teşekkürler. AŞK bir miladdır!